Girişimci, esnaf ve sanatkarlarımız için 3 müjde

Kategoriler: Kanun Teklifi

TBMM’de girişimcilerimiz, esnaf ve sanatkârlarımız için
3 ayrı Kanun Teklifi verdim.

Başarısız ekonomi politikaları nedeniyle girişimcimiz, esnaf ve sanatkârımız 11 yıldır zor günler geçiriyor, çoğu zaman satış dahi yapamadan ekmek teknelerini kapatmak zorunda kalıyor. Bu zorluklarla boğuşan girişimcimizin, esnaf ve sanatkârımızın halen devam etmekte olan sorunlarına ise iktidar adeta sırtını döndü.

Bizler için ticarî hayatımızın vazgeçilmez aktörleri olan girişimci, esnaf ve sanatkârların sorunlarına çare aramak, çözüm sunmak bugüne kadar en kutsal görevimiz oldu. TBMM’de verdiğim 3 ayrı Kanun Teklifi ile öteden bu yana gelen samimi yaklaşımımız da bunun bir ispatı niteliğinde.

TBMM’ye verdiğim Kanun Tekliflerimden birincisi; 
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile 01 Ocak 2014 tarihinden itibaren riskli işletme sınıfında yer alan berber, kasap, ayakkabı tamircisi, hamam-saunalar, lunaparklar, dişçi vb. gibi iş yerleri, iş güvenliği uzmanı, hekim ve yardımcı sağlık personeli çalıştırmak zorunda bırakıldı. Oysa bugün devlete ödemek zorunda kaldığı vergi, harç, prim vb. gibi ödemelerini dahi binbir güçlükle kazanmaya çalışan esnaf ve sanatkârımız, iş güvenliği uzmanı, doktor gibi çok büyük külfet getirecek yükü kaldıramayacak durumda.
Bu yüzden verdiğim Kanun Teklifi ile; iş güvenliği uzmanı, doktor ve yardımcı sağlık personeli çalıştırma zorunluluğunu, bu kesimin şartlarını düzenleyene kadar 2023 yılına ertelenmesini istedim.

İkinci Kanun Teklifimin kapsamı da;

25 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 Sayılı Kanun ile vergi, elektrik, su ve trafik borçları ile Sosyal Güvenlik Primi borçlarının yeniden yapılandırılması kapsamında taksitlerini zamanında ödeyemeyen veya hiç müracaat edememiş girişimci, esnaf ve sanatkârımıza yönelik. Kanun Teklifimile 6111 Sayılı Kanun kapsamında taksitlerini ödeyemediği için kanun kapsamı dışında kalan mükellefler tekrar müracaat etmeleri halinde söz konusu Kanun’dan yararlanabilecek, maddî durumu elvermediği için yapılandırmaya müracaat edemeyenler ise hiçbir ceza ödemeden 6111 Sayılı Kanun hükümlerinden yararlanabilecekler.

Üçüncü Kanun Teklifim ise belediyelerin aldığı yüksek reklam, harç, işgaliye ve vergilerin düşürülmesine yönelik.

2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 95’inci maddesine göre belediyelerin ekonomik ve sosyal gelişme durumlarına göre 5 sınıfa ayrılması gerekirken, iktidar sadece nüfus bakımından belediyeleri 5 gruba ayırmış durumda. Ancak bu gruplandırma hakkaniyetli olmadı, esnaf ve sanatkârımızı mağdur etti. Bazı belediyeler halen Bakanlar Kurulu’nun belirlediği en yüksek rakamları tahsil ediyorlar.

Ticari hayata bakılmadan, yıllık cirolar göz önünde bulundurulmadan belediyeler tarafından alınan yüksek bedeller, Kanun teklifim ile neredeyse yarı yarıya düşmüş olacak. Bu Kanun Teklifim ile belediyelerin yeniden gruplandırılmasını; ancak bu sefer ticari hayatın, yıllık ciroların gözetilmesini istiyorum. Belediyelerin sınıflandırılması konusunda Ticaret Odaları ile Esnaf ve Sanatkâr Odalarının da görüşünün alınmasını öngörüyorum.

Esnaf ve sanatkârımızı büyük mağduriyetten kurtaracak, 2007 yılında TBMM’ye verdiğimiz “Perakende Ticaret, Alışveriş Merkezleri ve Büyük Mağazalar İle Esnaf ve Sanatkârlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi”ni 7 yıldır TBMM’de yasalaşmasını engelleyen mevcut iktidar şimdi bir samimiyet sınavında olacak.

Eğer girişimcimiz, esnaf ve sanatkârımız iktidar tarafından gerçek anlamda düşünülüyorsa, başta “Perakende Ticaret, Alışveriş Merkezleri ve Büyük Mağazalar İle Esnaf ve Sanatkârlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi” olmak üzere, bu hafta verdiğimiz 3 kanun teklifinin de biran önce yasalaşması için destek vermesi gerekiyor.

Esnaf ve Sanatkârlarımız içinde bulunduğu güçlük ve zorlukları Milliyetçi Hareket Partisi olarak takip ediyor ve çözümü için TBMM’de çalışmalarımıza devam ediyoruz.