Çerez parası

Kategoriler: Basın açıklaması

İktidarın çerez parası (lüks makam araçlarına harcanan 3,3 milyar TL)
3 milyon 473 bin asgari ücretlinin gelirine eşit.
Hâlâ meydanlarda ‘sen yeme, biz yiyelim’ diyorlar.

İktidar her geçen gün hızla oy kaybediyor. Kaybettikçe de daha fazla saldırgan söylemlerle, ekonomiyi seçim meydanlarından uzak tutmaya çalışıyor. Ancak gelinen noktada korkunun ecele faydası yok. Seçim meydanlarında milletimizin işsiz ve geçim sıkıntısı içinde olduğunu görüyorum. 12 yıldır sürdürülen başarısız ekonomi politikaları yüzünden vatandaşlarımız, esnaf ve girişimcilerimiz borçlarını çeviremez hale geldiler.

Özellikle asgari ücretle çalışanlarımız ayın sonunu getiremiyor, evli olanlar ise onur mücadelesi veriyorlar. Bugün asgari ücrete yakın (asgari ücretin % 105’inden az) ücret alanların toplam çalışanlar içindeki payı Lüksemburg’ta %10, Polonya’da %9, Yunanistan’da %2,5, Türkiye’de ise % 44.

Türkiye’deki asgari ücretin satın alma gücü, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri içinde en alt sıralarda yer alırken, üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik yükü (vergi takozu) ise üst sıralarda bulunuyor.

Yine OECD’nin tespitine göre; ülkelerinde ‘bir saatlik çalışma karşılığı’ alınan net asgari ücretler Fransa’da 8,24 dolar, Almanya’da 7,19 dolar, İspanya’da 5,34 dolar, Yunanistan’da 4,42 dolar, Türkiye’de ise 3,49 dolar.

Net asgari ücretin yıllar içinde kişi başına gelire oranına bakınca 1999′da asgari ücretlinin eline geçen net para, kişi başına milli gelirin % 46,9′u kadarken, 2014′te % 45,8’e geriledi. Yani asgari ücretlinin milli gelirden aldığı pay, 15 yıl öncesine göre gerilemiş durumda.

2002 yılından sonra refah artışından pay alamayan asgari ücretlerin 949 TL’lik maaşı, Türk-İş’in Mayıs 2015 dönemi için 1.349 TL olarak hesapladığı dört kişilik ailenin açlık sınırının %70‘ine denk geliyor. Yani asgari ücret dört kişilik bir ailenin ancak 21 günlük beslenmesine yetebiliyor.

Bu yüzden Milliyetçi Hareket Partisi 2007 yılından bu yana asgari ücretten vergi alınmasın diyor, net asgari ücretin 1.400 TL olmasını ve 100 TL ulaşım yardımı yapılacağını taahhüt ediyor.

Dünya’da gıda fiyatları 2013′den bu yana % 17,2 düşerken; Türkiye’de aynı dönemde % 30 artıyorsa bunu iklime bağlama kolaycılığına kaçanlar bilmelidir ki milletimizin bu masallara karnı tok. Enflasyon hedeflemesine geçilen 2006′dan bu yana performansımız benzer ülke ekonomilerinden kötü ve son 2 yıl (2013: %7,4, 2014: %8,2) ise daha vahim hale geldi.

Sanayi üretiminde ise 2015′in ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre çarklar yavaşladı (Ocak-Mart2015: % 1,3), Ülkemizin ihtiyacı olan bu rakamlar değil.

İhracat geçen yılın Ocak-Nisan dönemine göre %-5,7 düştü.

Gelinen noktada Türkiye’de en zengin % 10′nun ortalama geliri, en yoksul % 10′un 15,2 katına ulaştı. OECD ülkelerinde bu fark sadece 9,6 kat.

Hâl böyleyken milletin ödediği vergilerle kendi aşırı lüks harcamalarını ‘çerez parası’ diyerek gizlemeye çalışanları bir kez daha milletimize havale ediyorum. Bilinmelidir ki; ülkemizin kalkınmasını göz ardı ederek, kul hakkı yiyenlerin hesap verme günü yakın.

Milliyetçi Hareket Partisi; milletimizin teveccüh ve desteği ile 12 yıldır gasp edilen haklarını 7 Haziran sonrası milletimize iade edecek ve sorumlulardan hesabını adalet önünde soracak.

Bu inanç ve azimle seçim kampanyasını yürüten Partimiz; ülkemizde ‘Toplumsal Onarımı’ gerçekleştirecek ve ‘Huzurlu bir Geleceği’ yaşatacak. ‘Bizimle Yürüyen Türkiye’nin özlemini duyduğu mutlu ve güzel yarınlara çok az kaldı.

8 Haziran sabahı Türkiye; Milliyetçi Hareket Partisi iktidarıyla güçlü yarınlara yelken açacak.