Derdimiz Memleketimiz, tasamız Milletimiz !..

Kategoriler: Basın açıklaması

Türkiye’de ekonomi tıkandı, çarklar durma noktasına geldi.
AKP bu büyük tarihi ekonomik enkazın hesabını
7 Haziran seçimlerinde milletimize verecek.

Türkiye’nin ekonomik anlamda nefesi tıkanırken; 1,4 milyar TL’lik kaçak saray, 185 milyon dolarlık uçaktan sonra Cumhurbaşkanlığı, örtülü ödeneğe de el attı.

Esasen Başbakanlık makamına ait olan örtülü ödenek kullanma yetkisi, milletimiz uyurken bir gece sabaha karşı verilen bir önergeyle TBMM’den hızla geçirildi. Anayasamıza göre ‘örtülü ödenek’ kullanma yetkisi ve görevi bulunmayan saray makamı, yıl sonuna kadar 2,1 milyar TL’nin hesapsızca kullanma yetkisine kavuştu. Devletin her türlü imkânını kendisinin rahatlığı ve konforu için kullananlar, çalışanımıza, emeklimize sıra geldiğinde kaynak yok bahanesine sarılıyorlar.

Türkiye ekonomisinde bugün yaşanan sorunların en önemli kaynaklarından biri son 12 yıldır sanayileşmeye gereken önem ve önceliğin verilmemesi, adeta bir sanayisizleşme sürecine ortam hazırlanmasıdır.

Türkiye’de sanayi üretimi 2002 yılından bu yana düşüyor. 2002 yılında % 9,4 olan sanayi üretimindeki artış hızı 2009’da % -9,9’a, 2012’de ise % 2,5’e kadar geriledi.

İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı son 25 ayın en düşük değerini Mart ayında gördü. Dün ülke genelinde yaşanan ve sebebi açıklanamayan elektrik kesintisi nedeniyle sanayimizde milyonlarca dolarlık zarar meydana geldi.

Son 12 yılda tarım ve imalat sanayi gibi dış ticarete açık sektörlerimizin GSYH içindeki payı sürekli geriliyor. Bu duruma çözüm sunamayan, seyirci kalan iktidarın elinde günü kurtaracak malzemesi de kalmadı.

2014’ün Mart ayında 91,7 olan Ekonomik Güven Endeksi, 2015 Mart’ında tarihî bir rekora imza atarak % -15,4 oranında azalışla 74,9’a düştü. Bu durum; ekonomideki zafiyeti ve risk dolu günlerin yaklaştığını gösteriyor. Çünkü bu dramatik düşüşün ardında tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerinin tamamının düşmüş olması yatıyor.

Gelinen noktada dün açıklanan büyüme rakamları aylardır dile getirdiğimiz gibi çıktı. Bu duruma önlem alamayan, üretimi artıramayan, sanayicimizin, yatırımcımızın önündeki engel ve korkuları kaldıramayan AKP, ülkemizi ekonomik kaosa sürüklüyor.

2014 büyümesi % 2,9 olarak gerçekleşirken, detaylarına baktığımızda ilk göze çarpan ülkemizin dolar cinsinden %-2,8 küçülmesi. Kişi başına millî gelir 2013’e göre 418 dolar düşerek 10.404 dolar oldu, buradaki küçülme ise %-3,9 oranında gerçekleşti. Milletimiz yoksullaşıyor ve orta gelir tuzağından çıkamıyor.

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) sonuçlarına göre yatırımlar halen çok zayıf. Kamu yatırımları çakılırken, özel sektör yatırımları ise % 0,9 gibi düşük bir artış gösterebildi. Büyümenin lokomotifi olan özel sektör yatırımları inşaatta % 4,6 artarken makine-teçhizat yatırımı % 0,8 daraldı. Zaten zayıf olan yatırım artışının inşaat-beton ekonomisinden kaynaklanması ülkemiz ekonomisini canlandırmayacak.

Günü laf kalabalığıyla geçirerek ülkemizin düştüğü bu acı tablo karşısında hiçbir sorumluluk duymayan AKP’nin 2015 yılı büyüme tahmini de yılın ilk üç ayında çöktü. Daha bugünden 2015 yılı 1’inci çeyrek büyümesinin de düşük -sıfır (0)- çıkacağının zemini hazırlanmaya başlanıyor. Türkiye uzun vadeli bir durgunluk dönemine girmiş durumda.

Bu büyüme hızı ve üretim profili ile Milliyetçi Hareket Partisi’nden aşırılan 2023 hedefleri artık hayalden öteye gidemeyecek. Başkanlık sistemi gelirse daha zengin, daha gelişmiş olacağız palavralarına ise ne girişimcimiz, ne de milletimiz inanmıyor.

Son açıklanan dış ticaret rakamlarına göre ihracat Şubat ayında bir önceki aya göre %-6 oranında azaldı. 12 aylık kümülatif veriler incelendiğinde, Şubat ayı itibarıyla ihracatın yıllık bazda sadece %2,2 artarak son 9 ayın en zayıf performansını sergilediği görülüyor.

Altın ihracatını da içeren kıymetli taşlar kaleminde izlenen artış ihracattaki gerilemeyi perdeliyor. Bu dönemde en çok altın ihracatı gerçekleştirilen ülkeler sırasıyla İsviçre, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. 17-25 Aralık sürecinden sonra tekrar altın ihracatı yapan firmaları kamuoyunun öğrenme hakkı var.

Saray’ın neden olduğu yükselen doları dizginlemek için piyasalara her gün dolar satan Merkez Bankası’nın o çok övünülen rezervleri de hızla erimeye başladı.16 Ocak’tan 26 Mart’a kadar yaklaşık 10 milyar dolar döviz satan Merkez Bankası’nın net rezervi 26 Mart itibariyle 34,8 milyar dolara geriledi. Bu rakam Türkiye’nin 2,5 aylık ithalat borcuna ancak yetiyor. Bir başka ifadeyle 2002 yılında Türkiye’nin her 100 dolarlık kısa vadeli dış borcuna karşılık Merkez Bankası kasasında 176 dolar varken, bugün sadece 96 dolar bulunuyor.

Dış ticaretin yavaşladığı, kurların arttığı, üretim ve yatırımda keskin düşüşlerin yaşandığı şu günlerde girişimciler maliyetlerini düşürmek adına işçi çıkarmalarına da başladılar.

Şubat ayında işsizlik ödeneği için başvuranlar, geçen yılın aynı ayına göre % 28,1’lik artışla 81 bin 808 kişiye yükseldi. Bu rakam bile istihdamda yaşanan büyük gerilemenin öncü işareti. Yine TÜİK’nin verilerine göre Aralık 2014’te 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı % 20,2 . Hiçbir ülke, bu yükseklikteki genç işsizin ortaya çıkaracağı ağır sosyal patlamaları kaldıramaz.

Dünyada üretim artışının olmadığı hiçbir ülkede başarı yoktur!

Onun için Milliyetçi Hareket Partisi olarak; yatırım ve üretimi ülkemiz için çok önemli görüyoruz. Türkiye’nin yeni bir ekonomi, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme politikasına olan ihtiyacı her geçen gün daha da artıyor. Kaynaklarımızı doğru ve adaletli kullanarak, önceliği insan olan politikalarımızı muhakkak hayata geçirmek istiyoruz. Böylelikle Türkiye ekonomisinin tüm unsurları bugünden daha rahat bir nefes alabilecek, 12 yıldır süregelen mevcut sorunlar mazide kalacak.

Milletimizin beklediği umut dolu, ferah ve güvenli günler çok yakın. Bu güzel günleri yaşatmaya olan azim ve inancımıza milletimizin desteği 7 Haziran seçimlerinde görülecek.
7 Haziran seçimlerinde milletimizin yakacağı millî meşalenin tüm Türkiye’yi aydınlatacağına inanıyorum.